CHP İlçe Başkan Adayı Asım Bozkurt Sorularımızı Yanıtladı
28 Eylül’de gerçekleşecek Cumhuriyet Halk Partisi Karadeniz Ereğli İlçe Örgütü Olağan Genel Kurulu’nun ilçe başkan adaylarından biri olan Asım Bozkurt Gazeteci Yazar Altan Akçakese’nin sorularını yanıtladı.

25-09-2025 | 22 : 50 08
Ali Kocamanoğlu başkanlığındaki mevcut ilçe yönetimini neden başarısız bulduğunu anlatan Bozkurt, mahalle delege seçimlerinde oluşturulan mavi hareketinin, sonucu önceden belirlenmiş bir senaryo olduğunu ve bu hareketin partilerine zarar verdiğini iddia etti.
İşte Bozkurt’un sözlerinden çarpıcı ayrıntılar…
“Ben Cumhuriyet Halk Partisi Karadeniz Ereğli İlçe Başkanlığına aday olarak hiç kimseden icazet almadım. Ben CHP’nin adayıyım. Delegelerin özgür iradesine güvenerek bu yola çıktım.
6 Ağustos 2023’te göreve seçilen bugünkü yönetim büyük bir heyecana göreve gelmişlerdi ancak bugün yönetim birliği yok. Bana göre başarılı çalışmaları da olmadı. Ancak bir gayretleri vardı; yönetimde bir birliktelik olmayınca başarılı olamadılar. 2024 Yerel Seçimleri’nde sahada bile olamadılar. Ben o yerel seçimlerde İl Genel Meclisi 4. sıra adayıydım ancak bir tek yöneticinin bile desteğini alamadık. Ortalıkta bir tane yönetici yoktu. Bu bir gerçek.
Yerel seçimlerde neden başarılı olamadık; çünkü aday belirlemelerinde kesinlikle liyakate uyulmadı. Yönetimdekiler, 6 Ağustos 2023 günkü kongrede kendilerine destek veren kişilere adaylıkları dağıttılar. O arkadaşlar da halkta karşılığı olmayan kişilerdi. Sahaya sürdükleri ilk üç arkadaşımız maalesef sahada çok başarılı olmak için bir çaba göstermediler. Bu arkadaşlarımız kendilerini garanti gibi gördükleri için yeterince çalışmadılar. CHP bir il genel meclis üyesi daha çıkartabilmiş olsaydı bugün Zonguldak İl Öel İdaresi’ni biz yönetiyor olacaktık. Belediye meclis üyeleri sıralaması için de aynı şey geçerli. Orada da liyakate dikkat etmedik. Belediye başkanlığı seçimini kazansak da bu başarı örgütsel bir çalışmayla olmadı. AKP’nin baskısını ve olumsuz yönlerini gören halkımız bize teveccüh gösterdi. Umduğumuz oyun altında bir oy aldık.
Arkadaşlar, mevcut yönetimin karşısında bir mavi liste oluşturdular; ama bu mavi liste tek bir kişinin listesi değil. İlk başta söylemler de bu yöndeydi. Muhalif grupların hepsi mavide buluşuyoruz, dediler. Ancak öyle olmadı. Sonradan tek bir grup bu mavi listeyi sahiplenmeye kalktı. Mavi liste, sanki tek bir kişinin listesiymiş gibi lanse edildi. Ben de mavi listeden delege seçildim. Mavi listeye katkı bile verdim. Hiç kimse bana; ‘Seni mavi listeye biz yazdık.’, deme şansına sahip değil. Bağlık mahallesinde bu listeye oldukça da fazla destek verdim. Delege olmam benim için bir lütuf değildi. Anlayış biraz farklılaştı. Sanki mavi liste bir kişinin listesiymiş gibi… diğer kişilere sanki bir lütuf sunulmuş gibi anlatılmaya başlandı. Ben bu anlayışa itiraz ettim. İlk itiraz eden de benim. Delege arkadaşlarımızın iradelerine kimsenin ipotek koyamayacağını ben söylemiştim.
Oylamaya gelince… Aslında ben o oylamada yoktum. O oylama, benim baştan beri karşı çıktığım ve katılmadığım bir oylama. İlçe başkan adayları arasında o oylamaya katılmayan tek kişi de benim. Bana dediler ki; ‘Biz anlaşacağız. Tek bir kişiyi aday olarak çıkartacağız; o kişinin etrafında toplanacağız.’ Ben bu teklifi kabul etmedim. Ben oylamanın bu şekilde olacağını tahmin ediyordum. Ben; “Karşıma kimi çıkartırsanız çıkartın, ben aday olacağım.’, dedim. Ben zaten o masada yoktum. Aday olduğumu onların da yüzlerine söyledim. Bana; ‘Gel, anlaşalım.’, dediler ama ben samimiyetlerine güvenmedim. Neticenin buraya geleceğini, bu oylamanın senaryosunun önceden yazıldığını bildiğim için de oylamaya katılmadım. Yapılan oylamada sonucun nasıl çıkacağını da tahmin ediyordum. O oylamalara ve toplantılara katılan delege arkadaşların fikirlerinin de çok önemli olmadığını ben biliyordum.
O toplantı ve oylamaya katılan belediye meclis üyesi arkadaşlarımız delege değiller. Delege olmayan kişilerin aday seçmesi kabul edilebilir bir şey değil; bunu anlamak da mümkün değil.
Bu şekilde aday belirlemek CHP’ye yakışmamıştır. Ben bir gecede isimlerin değiştiğini duyuyorum. Ben bu şekilde belirlenmek istemem. Öyle bir toplantıdan da benim ismimin çıkması mümkün değil. Bu mavi hareketinin CHP’ye zarar verdiğini ve partiye yakışmadığını düşünüyorum. Belediye meclis üyesi arkadaşlarımızın CHP binasına bu kadar geldiklerini hiç görmemiştim. Başkan yardımcısından meclis üyesine kadar CHP’nin önünde oturabiliyor demek ki. Bu kadar çalışma on beş günle sınırlı kalmasın. Bundan sonra da partiye gelsinler.
Bu partide emir olmaz; emri ben asla kabul etmem. Benim gibi diğer aday arkadaşlar da keşke bu aday belirlemesine karşı çıksalardı. Ben ilçe başkan adayı olacak arkadaşın önce öz iradesiyle ortaya çıkıp; ‘Ben adayım.’, demesini beklerdim. Birilerinden icazet alarak ya da çeşitli oyunlarla aday olarak gelen bir arkadaşımızın bu partiyi sağlıklı bir şekilde yönetebileceğine inanmıyorum.
Aslında bu muhalif grupların oluşması belli bir menfaate dayalı. Beş-on kişi geliyor; ben bir grubum, diyor. Aslında delegenin bile bundan haberi yok. Delegenin adına pazarlık yapıyorlar. Aslında ortada olan gizli pazarlıklar vardır. Nedir bu pazarlıklar? İşte bu adayı ilçe başkanı yaparsak ben de falanca olurum, ben de şuraya gelirim. Ya da il genel meclisinde falanca şu sıraya girer… Bu gerçeği söylememde hiçbir sakınca yok. Bu, CHP’ye hiç yakışmayan bir durumdur.”
Asım Bozkurt’un konuk olduğu söyleşinin tamamını sayfanın üst kısmında bulunan video bölümünde izleyebilirsiniz.
Haber : Zonguldak Post
ETİKETLER : Yazdır
Ekonomi
Çok Okunanlar
» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor















