
olkacakcakese@gmail.com
Vefa, Siyasetin En Unutulan Erdemidir
16 Subat 2026 02:35:02
40 gün önce hayatını kaybeden Şerif Sertan Ocakcı, bu kentin sokaklarında sadece bir siyasetçi olarak değil; bir ağabey, bir yol gösterici, bir emek insanı olarak yürüdü. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Karadeniz Ereğli İlçe Başkanlığı’nı yaptı. Belediye Meclis Üyesi oldu. Parti Grup Sözcülüğü yaptı. Kısacası tabelada değil, sahada siyaset yaptı.
Ve sonra?
Yedisinde yoklar.
Kırkında yoklar.
Bu nasıl bir vefadır?
Bu nasıl bir yol arkadaşlığıdır?
Bu nasıl bir siyasi ahlaktır?
Siyaset, makam bitince selamı da bitirmek midir?
Hayattayken omuz omuza fotoğraf verenler…
Listelere yazılırken kapısını aşındıranlar…
“Abi bir destek” diye gecenin bir yarısı arayanlar…
Neredesiniz?
Siyasete kazandırdığı insanlar, bugün koltukta oturanlar, meclis kürsüsünde konuşanlar, parti içinde söz sahibi olanlar…
Bir Fatiha okumayı, bir saf tutmayı, bir omuz vermeyi çok mu gördünüz?
Bu kente bir iz bırakan bir insanın yedisinde, kırk mevlidinde görünmemek; unutmak değil, tercih etmektir.
Bu, dalgınlık değil.
Bu, bilinçli bir mesafedir.
Ve bu mesafe, insanlığa konulmuş bir mesafedir.
Aynı dönemde görev yaptığı meclis üyelerinden sadece 2-3 kişinin orada olması; geri kalanların suskunluğu…
Aslında bir fotoğraf veriyor bize.
Demek ki siyaset bazıları için sadece vitrinmiş.
Demek ki dostluk sadece kürsü ışıkları yanarkenmiş.
Demek ki “örgüt kültürü” denilen şey, alkış bittiğinde buharlaşıyormuş.
Oysa bu kent biliyor.
Şerif Sertan Ocakcı hakkında bugüne kadar tek bir kötü söz çıkmadıysa, bu tesadüf değildir.
Bu, karakter meselesidir.
Bu, adamlık meselesidir.
Gelmeyenler bilsin:
Toplum hafızası sandığınız kadar zayıf değil.
Bu kent kimin cenazede saf tuttuğunu da yazar, kimin ortada görünmediğini de.
Siyaset, sadece seçim günü sandık başında yapılmaz.
Siyaset, vefayla yapılır.
Siyaset, zor günde omuz vermekle yapılır.
Siyaset, koltukta değil; karakterde ölçülür.
Eğer bir örgüt, kendi ilçe başkanının mevlidinde yoksa, orada ciddi bir vicdan muhasebesi gerekir.
Eğer bir dava arkadaşının mevlidine gitmek bile “gerekli görülmüyorsa”, orada samimiyet sorgulanır.
Bu yazı bir kişiye değil;
Bir anlayışadır.
Vefasızlık sıradanlaşırsa, siyaset çürür.
Çürüme başladığında ise geriye ne tabela kalır ne de dava.
Zonguldak’taki Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri birbirlerini ziyaret ederken, ilçe ilçe fotoğraf verirken, dayanışma mesajları yayınlarken; iş kendi ilçe başkanlarının kırkına gelince ortada yoklar.
Koltuklarından kalkıp birbirine nezaket ziyareti yapanlar, aynı şehirde toprağa verdiğiniz bir dava arkadaşınızın Kur’an tilavetine gelmeyi mi ağır buldunuz?
Bu mudur örgüt dayanışması?
Bu mudur yol arkadaşlığı?
Bu mudur vefa?
Demek ki bazı ziyaretler sadece kadraj içindir.
Demek ki bazı dayanışmalar sadece sosyal medya içindir.
Ama gerçek sınav, sessiz bir mevlitte verilir.
Ve o sınavdan kimlerin kaldığını bu şehir gayet net gördü.
Bazı insanlar arkasından kalabalık değil, saygı bırakır.
Şerif Sertan Ocakcı da öyle yaptı.
Sorun şu:
Onun bıraktığı saygıya, aynı saygıyla karşılık verilebildi mi?





