
akcakesemedyatv@gmail.com
Çalı Süpürgesi
27 Eylül 2025 14:34:15
Sakıncalı Piyade
Cumhuriyet Halk Partisi Karadeniz Ereğli İlçe Örgütü’nün Olağan Genel Kurulu arifesindeyiz.
***
Genel kurul takviminin açıklanmasıyla birlikte bu mücadelede varlıklarını hissettiren ve temel gayelerinin parti örgütünü daha yukarılara taşımak olduğunu ısrarla söyleyen bütün partililerin emeklerine sağlık.
***
Bu dönem içinde beş başkan adayının dördüyle karşı karşıya gelme ve kendilerine sorularımızı sorma imkanı elde ettim. Her birine de okurlarım ve şahsım adına teşekkür ederim.
***
Bu yol zorlu. Engelleri çok. Bu zorluklara bir de kifayetsiz ve saçma sapan ifadeleriyle başka zorluklar katan ve kirlilik yaratanlar oldu; cümlesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
***
Sonuçta beş müstesna ilçe başkan adayından biri pazartesi sabahına ilçe başkanı olarak girecek.
Allah herkesin kalbine ve gönlüne göre versin.
***
Son zamanlarda beylik laflara da fazlasıyla doyduk.
“Ötekileştirmeyeceğiz.”, diyerek göreve gelir gelmez temizlik(!) yapacağını ima edenleri de “Birleştireceğiz.”, diyerek daha yolun başında üst perdeden konuşanları da…
Hatta; “Her şeyimiz hazır.”, diyerek günlerce yönetim kurulu listesini hazırlayamayanları da…
Her mesajında; “Birlik ve beraberlik içinde olacağız.”, deyip aylardır kimseyle bir araya gelemeyenleri de biliyor bu delege. Hiçbiri kör, sağır değil.
***
İlçe genel kurulunda bir kadın ilçe başkan adayının ortaya “çıkarılması” da önemli elbet; “Kadın eli değmeli.”, sözü bıktırsa da…
Sanırsınız ki mevcut örgüt yönetimi yapısında tek bir kadın bile yok.
Çıkarın Kocamanoğlu’nu; örgütü zaten kadınlar yönetiyor.
Böyle bir söylem, zaten sorumluluklarını bazı hemcinsleri gibi terk etmeyi asla düşünmemiş onca kadın için bir “ayıp”.
***
Ayrıca ilçe örgütü yönetimi kadın kolları değil.
Elbette kadına pozitif ayrımın destekçisiyiz. Ancak kadın derken erkekleri yok saymanın da karşısındayız.
Bu işin kadını-erkeği yok.
Aksi takdirde bunun neresinde “birlik-beraberlik” olabilir.
CHP’nin hiçbir örgütü “kadınlar matinesi” için uyarlanmış bir salon değildir.
***
Bu partinin, tarihi boyunca yaşadığı en zorlu ve sıkıntılı dönemde örgütünü terk etmiş, keyiflerini bozmamış insanların “birlik-beraberlik” mesajı vermeye cüret etmeleri hiçbir parti üyesinin gözünden kaçmadı.
Adaylıklarından önce, kentin göbeğindeki Atatürk anıtı önünde bir araya gelebilen partililerin eylem ve gayretlerinin hiçbirine katılmaya tenezzül etmeyenler, Tandoğan gezisine(!) ne kadar mutlu gitmişlerdi.
Güya, İmamoğlu hapisteyken “Erik Dalı” oynamak ne kadar ayıptı.
Hiç değilse Tandoğan gezisinin otobüste çekilmiş fotoğraflarını çarşaf çarşaf gözüme sokmasalardı.
Keşke bu değerli isimleri Saraçhane buluşmalarına da götürebilseydik. Biber gazına, copa maruz kalan binlerce genç için eğlence kaynağı olurlardı.
Yarın bir gün herkes unutur da CHP’li bunları unutmaz.
Bu memleket, kendi ikballeri ve gelecek hesapları için sözüm ona bir aday peşinde koşan seçilmişleri de unutmaz.
Daha dün, halkın oylarıyla bir makama gelmeyi amaçlarken, bugün ikinci, üçüncü, dördüncü adam olmayı marifet sayanları da…
Geleceğin belediye başkan adayını bugünden belirleme hesaplarının peşinde koşanları da bir dönem daha il genel meclis üyesi olmak için namını gölgeletenleri de…
Unutmaz.
Göreceksiniz!
***
Evet; toplumsal yaşamın birçok noktasında kadın eli olmalı.
Ama o kadın da yapması gerekenler varken zamanında işten elini çekmemeli.
Merak etmeyin; aynı düşüncem biz erkekler için de geçerli.
Bende pozitif ayrım yok(!) erkeklere.
***
Hayatım boyunca geniş mideli olamadım.
Görüyorum ki dün küfür ve hakaret yediklerinden bugün menfaat elde etmek için gecesini gündüzüne katanlar var etrafta.
Buna da “omurgalı duruş” diyorlar.
Halbuki ruhlarını kemiren rövanşist hissiyat; “Ben buradayım!”, diye bağırıyor.
Sanki CHP İlçe Örgütü, kişilerin hesaplaşma arenası!
Hicap duyuyorum.
***
Canı sıkılan “liyakat” diyor.
Nedir liyakat?
Kendine görev verildiğinde vücut bulan, o görev başkasına verildiğinde yokmuş gibi gösterilen bir nitelik mi?
Mesele liyakatse, hiçbir beklentisi olmadan her gün parti binasını pırıl pırıl eden, senin girdiğin tuvaletleri bile temizleyen kadın asıl liyakat sahibidir.
Liyakat mi arıyorsun?
Sen tatil beldelerinden, yurt dışı gezilerinden fotoğraf atarken, geleceğini koruyabilmek adına meydanlarda biber gazına direnen gençlerde ara onu. Bulması daha kolay.
Liyakati, süslü irtibat bürolarında, köy kahvehanelerinde yaptığın sohbetlerde bulamazsın.
Liyakati taşeronlarla, seçmece karpuz gibi bir araya getirilen insanlarla elde edemezsin.
Liyakati, güya seni aday çıkaran bir il genel meclisinin sehpasının üstünde bulamazsın.
***
Liyakat, sırf sen sevmediğin için örgüt yöneticilerini hakir göstermekse, asıl sen liyakatsiz ve cıvık bir insansın.
***
Evet, örgütlere de kadın eli değmeli!
Değsin!
Ama birilerinin arkasına saklanarak değil.
Delegenin hür iradesine ipotek koydurarak değil.
Evet, o kadın eli değsin.
Ama önce o kadın başka kadınlara saygı duymayı da öğrensin.
Kadınların emeğini yok gibi göstermeye meyil etmesin.
***
Kadın, bu toplumun lideridir.
Anaerkil bir irade vardır Türk toplumunda; kim ne derse desin.
Ama ana, yani kadın, gücünü önce ailesinden alır.
O gücü egemen güçlerden sağlamaya çalışmaz.
Yolun başından bu yana belediye ile örgütü karşı karşıya getirmek isteyen taşeron zihniyetin kuklası olmaz.
Kadın lider olur.
Hiçbir baskıya boyun eğmez.
Örgüt mutfaksa, bir kadın o mutfağın tek hakimi olur.
Nerede görülmüştür bir kadının mutfakta yapması gerekenleri başka bir kadına havale ettiği?
Böyle olur mu “hür” bir başkan?
Hür bir kadın…?
***
Bazılarının bu örgütün kapısından uzun süre içeri girmedikleri, onların örgüt yerine teşkilat kelimesini kullanmalarından belli olmuyor mu?
Soyadını ya da evinin adresini bilmeyen bir aday mı olur?
Oluyor işte!
Acınacak bir durum!
***
Her şey delegenin elinde şimdi.
Bu 417 kişi olan bitenin farkında aslında.
Onları aptal yerine koyanların da…
Delegeler…
Mevcut yönetime de ders verecekler, haftalardır kendilerine masal anlatanlara da…
Eksikleri her birinin yüzlerine vuracaklar.
Demokratik biçimde hem de…
Baskı altında kalmadan.
Pazar akşamı da kimin eline çalı süpürgesi verirler kimin eline mazbata… hep birlikte göreceğiz.
Bize de şu an her bir partiliye, her bir adaya başarı dilemek düşer.




