
akcakesemedyatv@gmail.com
Çirkin Yakıştırmalarda Gelinen Son Nokta
28 Mart 2026 17:12:03
Sakıncalı Piyade
Yaklaşık on yıl önce…
Birileri, cahilliklerinden ve inatlarından ötürü, “yazılanlardan anlamıyor”, diyerek canlı yayınlara başladım.
Aradan onca sene geçti; hala aynı beyinlerle mücadele etmek zorunda kalıyorum.
***
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karadeniz Ereğli İlçe Örgütü’nün 38 ve 39. dönem yönetimleri arasındaki söz düelloları bir yana, parti içi disiplin hükümlerini devreye sokan gelişmelerle ilgili “yargı” ve “karar” mercii biz olamayız.
Bunu birileri kafasına soksun.
Bir yöneticinin, bir partiliyi disiplin kuruluna sevk etmesi, sevk edilen o kişinin ceza almasını kesinleştirmeyeceği gibi alınan olumsuz bir kurul kararı da her şeyin sonu değildir; yargının diğer basamakları da devreye girecektir.
Diğer yandan…
CHP’nin hesap yönetmeliğinin 14.maddesi, eski ve yeni örgüt yönetimleri arasında bir devir-teslim işlemi yapılmamışsa, bu eksiklikten her iki tarafı da mesul tutmaktadır. Yani bir bakıma devretmediği iddia edilenle devralmadığını kendisi ikrar eden taraflar arasında bir farklılık yoktur. Örgüte verildiği iddia edilen zararın mesuliyetini her iki taraf da yüklenmelidir.
Dediğim gibi; eğer iddia doğruysa…
***
Gülünecek duruma gelince...
Bazı gazetecilere, özelden bu konuya dair paylaşım(!) atıp bunun yayılmasını isteyen cahil, 14. maddeyi parti tüzüğü maddesi sanmış.
Bu kadar da salak ve cahiller ne yazık ki!
14. madde tüzüğün değil Hesap Yönetmeliğinin maddesi.
CHP'yi bilmeyen, CHP'nin yanından geçmeyen insanlara paye verilip bir de onlara "gazetecilere şöyle şöyle bir yazı gönderin" diye görev verilirse ancak bu çürük meyve çıkar ortaya.
***
Üçüncü mesele…
Bugüne kadar, bazı haber metinlerine de konu edilen gelişmelerde isimleri geçen 38.dönem yöneticilerinin neden disiplin kuruluna sevk edildikleri konusunda aylardır kafaları karıştıran bilgi kirliliğini kimse göz ardı edemez. Doğru bilginin, Zonguldak Post’un yayınladığı haberde kamuoyuyla paylaşılan İl Örgütü daveti ile ortaya konduğu gerçeği, mevcut ilçe örgütü yönetiminin, bu gelişmelerle ilgili birbirinden farklı yorumlarla kafaları karıştırdığına bir işarettir.
***
Ortada bir sıkıntı veya yanlış varsa elbette başta İl Disiplin Kurulu ve sonrasında diğer sorgulama kurulları gereğini yapacaktır. Bundan kimsenin şüphesi yokken; Ali Kocamanoğlu ve eski iki yöneticinin ceza alacaklarını kesin bir dille ifade etmek ve ettirmek, öncelikle İl Disiplin Kurulu üzerinde bir baskı oluşturmak anlamına gelmektedir. Hiçbir CHP’li tüzük ve yönetmeliğin üstünde olmadığı gibi hiç kimse de hukukun üstünde değildir.
Örnekle…
Ne ben, ne bir başka gazeteci… Ne Zerrin Erdoğan, ne Muhittin Dikmen, ne Tahsin Elbir… hatta ne Devrim Dural… İl Disiplin Kurulu’nun üstünde bir baskı unsuruna, bir karar mekanizmasına sahip değildir. Kurul içinde bu isimlere yakın olan kurul üyelerinin olması, kurulun mutlak karar otoritesini gölgeleyemez.
Ortaya serilen iddialarla eski örgüt yönetiminin yanlışlık içinde olduğu savını paylaşanların, bu savlarını netleştirmek adına insanları “hırsız” sıfatı ile yaftalamak istemelerine, aynı kanadın yöneticilerinden veya kalem sahiplerinden tek bir tepki gelmemesi manidar değil midir?
Kendisi ve ekip arkadaşları için sağda-solda “hırsızlık yaptılar” iddiasında bulunan mevcut bir örgüt yöneticisi ile yüzleşmek isteyen Arzu Akay’ın bu talebinin, iddia sahipleri tarafından cevapsız bırakılması hiç mi haber değeri taşımamaktadır?
Bugün ısrarla mevcut yönetimi savunan fikir sahiplerinin; “Neden hırsız dediğiniz insanlarla yüzleşmiyorsunuz?” çağrısı yapamamasının asıl sebebi nedir?
Böyle bir yüzleşmeye kim ya da kimler izin vermemektedir?
***
İddianın özünde, Ekim 2025 tarihinde görevi devreden Ali Kocamanoğlu ve ekibinin, örgüte ait defterleri yeni yönetime devretmemesi yer alıyor. Bu sıkıntının -ki böyle bir şey varsa- aradan aylar geçtikten sonra İl Örgütü’ne bildirilmesi hangi eksikliğin ürünüdür?
***
Biz yorumlarımızın arkasındayız:
Bugün, pervasızca ve edepsizce, selef konumunda bulunan eski yönetimdeki herhangi birinin hırsız olduğuna yönelik, kanıtsız ve belgesiz biçimde dedikodular yaymak, o örgütün tüm yöneticilerine de aynı iftirayı atmaktır.
Bir ilçe örgütünün yönetimine hırsız yaftası yapıştırmak, o örgüt yönetiminden sorumlu İl Örgütü ve partinin Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı makamını da aynı töhmetin altına itmektir.
Ayrıca…
Madem eski örgüt yönetimi ağır bir hukuksuzluk yaptı; yargı yolu açık değil midir?
Neden bu konu İlçe Seçim Kurulu ve Cumhuriyet Başsavcılığı makamına da sunularak adli bir süreç başlatılmamıştır?
Buna engel bir durum mu vardır?
Ortaya attıkları kirli iftiralar sebebiyle sadece Ali Kocamanoğlu değil birçok partili tarafından haklarında suç duyurusunda bulunulacak kişiler, bunun karşılığında medya yoluyla savaş başlatarak mı haklılıklarını ortaya koyma derdindelerdir?
İnsanlara “dijital ajitatör” yazdırarak sıfat takmaya çalışmak, bu kirli ve kokuşmuş düzeni temizlemeye yetecek midir?
***
“Eski yönetim, içtikleri çorba parasını bile örgütün gider defterine kaydetmiş.”, iddiasıyla ortalarda caka satanlar, bu iddiayı hangi icra kurulu yöneticisinin verdiği bilgiyle(!) ortalığa saçmaktadır?
Örgüte ait bilgilerin dışarıya sızmasında aktif rol kimin ya da kimlerindir?
***
Bu tür onlarca soruya mantıklı tek bir yanıt veremeyince, medyanın usta kalemlerine, karşıt düşüncede olanlar için “dijital ajitatörler” yakıştırmasını yaptırmayı marifet sayan sol jargon, öncelikle parti tabanının gözünde küçülmektedir.
***
Şu gerçek çok iyi bilinmelidir ki…
28 Eylül 2025’teki son genel kuruldan önce, eline, bir karikatürle çalı süpürgesi verilen ilçe başkanı, o çalı süpürgesini eline tutuşturanların telkin ve direktiflerini yerine getirmek için azimle mücadele etmektedir. Kendisine, ilçe başkanlığı makamı ile birlikte verilen ilk icraatı gerçekleştirmenin azmiyle temizlik(!) operasyonu yürütmektedir.
Bu gerçek önümüzdeyken, kelime oyunu yaptırarak Kocamanoğlu ve ekibini PÖY yakıştırmasıyla (Paralel Örgüt Yapılanması) rencide ettirmenin peşinde koşanlar, çok acı ama tehlikeli bir algı peşindedir. Bu yakıştırmanın yapılmasının amacını ve arkasındaki algıyı anlamayacak kadar aptal insan yok denecek kadar azdır.
Kocamanoğlu ve ekibine karşı yapılan algı ve yakıştırmalarda bir “paralel” kelimesi kalmıştı; onu da yaptırdılar.
Şimdi…
Bu kelimeden sadece Kocamanoğlu değil onlarca insan da nasibini aldığına göre, bu yazıyı kaleme alanlar da paylaşımına sebebiyet verenler de önce kamu önünde sonra da yargı önünde hesap verme noktasına gelebilirler.
Emin olunmalıdır ki, böyle çirkin ve kural tanımaz yakıştırma karşısında atılacak her hukuk adımında biz de yer alacağız. Birilerinin haddini bildiği güne kadar hukuk önünde hak arayışına destek ve katkı vereceğiz.
İnsanları bu noktaya getirdiler.
Bütün bunlara ne gerek vardı?
***
Ali Kocamanoğlu nihayetinde bir beşerdir. Şaşabilir de hata da yapabilir.
Ancak hiçbir hata, insanları delilsiz ve kanıtsız ifadelerle karalamaya sebebiyet vermez. Bunu anlamayacak ne vardır? Ancak bazı hatalardan geri dönülsün, iftiralarla dolu kasaba politikası bırakılsın, diye beklenirken bir de insanlara PÖY yaftası yapıştırılarak bir başka algının kapısının açılması CHP Karadeniz Ereğli İlçe Örgütü için kocaman bir ayıptır.
***
Kocamanoğlu’na hırsız demek, PÖY demek; önce onun yönetiminde görev alan herkese bugün de onunla birlikte mücadele eden partililere söylenmiş çirkin sözlerdir.
Dijital Ajitatör lafının mucidi sol jargoncuya ve onun etrafındakilere tavsiyemiz, bu sözü muhataplarının yüzlerine söyleyecek erdemi de bir gün gösterebilmeleridir.




