
akcakesemedyatv@gmail.com
Bu Sessizlik Hayra Alamet Değil
03 Haziran 2026 00:08:04
Sakıncalı Piyade
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarihinin en hareketli, en sancılı ve belki de geleceğini en çok şekillendirecek dönemlerinden birinden geçiyor. Genel merkez koridorlarından en ücra beldelere kadar herkes bir yön tayin etme, bir duruş sergileme telaşında. Mahkemeler, kurultay tartışmaları, "mutlak butlan" iddiaları havada uçuşurken, partililerin birbirlerinin öznel yorumlarına bile tahammül edemediği bir kutuplaşma atmosferi dalga dalga yayılıyor.
Böylesi bir dönemde, hiçbir CHP’linin, hiçbir yöneticinin ya da belediye başkanının "görüş beyan etmeme" veya "fikirsiz kalma" lüksü yoktur, olamaz. Siyaset, hele ki bu topraklarda, iddia ve duruş işidir.
Burnumuzun dibinde, Karadeniz Ereğli’ye en yakın yerleşim yerlerinden biri olan Akçakoca’da yer yerinden oynadı. Adli bir karar sonrası belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı ve CHP, kalesi gördüğü bir mevziyi daha kaybetti. Tehlike bu kadar yakın, yangın bu kadar büyümüşken gözler ister istemez bölgenin siyasi aktörlerine çevriliyor.
Tam bu noktada, Karadeniz Ereğli’de derin, sarsıcı ve bir o kadar da huzursuz edici bir sessizlik hakim.
"Duayen" Sustuğunda, Taban Ne Yapsın?
CHP denildiğinde Ereğli’de akla gelen ilk isim, yılların tecrübesiyle "duayen" sıfatını göğsünde taşıyan Belediye Başkanı Halil Posbıyık. Ancak gelin görün ki, bu devasa siyasi krizin ortasında Posbıyık’tan çıt çıkmıyor.
- Ne Özgür Özel’in liderliğini yaptığı ekibe açık bir destek veriyor,
- Ne de Kemal Kılıçdaroğlu’nun başında durduğu "butlan yönetimi" tartışmalarında safını belli ediyor.
Bu ilginç sessizlik, Ereğli’deki parti tabanında ciddi bir huzursuzluk dalgası yaratmış durumda. Sokakta, parti binalarında, kahvehanelerde sesler yükseliyor: "Bu mu duayenlik?"
Zor zamanda konuşmayan, partisinin yönünü kaybetme tehlikesi yaşadığı bir dönemde tecrübesiyle yol göstermeyen bir lidere "duayen" demek ne kadar doğru? Taban, liderinden netlik bekler; fırtınalı denizde kaptanın rotayı çizmesini ister. Oysa bugün Ereğli’de kaptan köşkünden çıt çıkmıyor.
Yalnız Bırakılan Bir İlçe Örgütü İmajı
Bu sessizliğin yarattığı hasar sadece genel siyasetle sınırlı değil. Yerel dengeler de bu anlaşılmaz sessizlikten nasibini alıyor.
Daha dün denecek bir geçmişte, 39. Genel Kurul sürecinde Halil Posbıyık ve eşi Neriman Posbıyık’ın açık ve güçlü desteğiyle ilçe örgütü yönetimini devralan Zerrin Yılmaz Erdoğan ve ekibi, bugün adeta kaderine terk edilmiş bir görüntü sergiliyor. Siyasette "destek", sadece kongre salonlarında delege saymakla olmaz; asıl destek, fırtına koptuğunda o ekibin arkasında dağ gibi durabilmektir.
Şu an ortaya çıkan tablo ise oldukça yadırganıyor: Posbıyıklar tarafından yalnız bırakılmış bir ilçe yönetimi imajı. Eğer bu bir imajdan ibaretse, bunu düzeltecek olan yine Halil Posbıyık’tır. Yok eğer bu bilinçli bir geri çekilmeyse, o zaman Ereğli CHP’de yeni bir siyasi hesaplaşmanın kapıya dayandığını söylemek kehanet olmayacaktır.
Siyaset boşluk kaldırmaz. Duayenlerin sustuğu yerde fısıltılar konuşmaya başlar. Halil Posbıyık’ın bu "stratejik" ya da "çekimser" sessizliği, Ereğli’de CHP tabanını eritiyor, güvencesiz bırakıyor. Unutulmamalıdır ki; tarih, fırtınalı günlerde limana saklananları değil, gemiyi sağ salim karaya çıkaranları yazar.




