
olkacakcakese@gmail.com
Murat Başkan Haklı; Bölgeye Onkoloji Hastanesi Şart!
07 Kasim 2026 01:07:42
Karadeniz Ereğli’nin eski belediye başkanlarından Murat Sesli’nin 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası vesilesiyle LÖSEV Zonguldak Temsilcisi Tarkan Atik’e yaptığı ziyaret ve bu vesileyle dile getirdiği çağrı, aslında şehrin çok derinleşen, kanayan bir yarasına parmak basıyor. Sesli, Erdemir ve OYAK yönetimine seslenerek ilçeye bir onkoloji hastanesi kazandırılması gerektiğini vurguladı ve çok net bir cümle kurdu: "Karadeniz Ereğli’yi seviyorsanız, Ereğli’den ekmek yiyorsanız, Ereğli’de kazanıyorsanız buraya yapmanız gereken onkoloji hastanesi açmak."
Bu sözlerin altına, bir gazeteci refleksinin çok ötesinde, bu acıyı birebir meslek hayatında tecrübe etmiş bir sağlık personeli olarak imzamı atıyorum. Murat Başkan’ın tespitlerine katılmamak imkansız. Çünkü işin gerçeği şu: Türkiye’nin en yoğun kanser yükünü taşıyan, sanayinin merkezindeki bu bölgede, kapsamlı ve donanımlı bir onkoloji hastanesinin olmaması bu şehrin en büyük ayıbı, en acı gerçeğidir.
Yıllarca O Hastane Koridorlarında Gördüğüm O İsimsiz Acılar
Geçmişte eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sahibi olduğu Medipol Hastanesi’nde, bizzat onkoloji bölümünde görev yapmış bir sağlık çalışanı olarak bu dramı içeriden izledim. Zonguldak’tan, Ereğli’den o kapıdan içeri giren nice hastamız oldu. Her birini gördüğümde içim sızlardı.
Kanser tedavisi dediğiniz şey ne 3-5 günlük bir süreçtir ne de evde atlatılabilir. Hastalığın kendi ağır travması bir yana; ekonomik yükü ayrı, lojistik çilesi ayrı bir eziyettir. İnsanlar sırf kendi memleketlerinde, kendi toprağında bu imkan olmadığı için büyük şehirlere göç etmek zorunda kalıyor. Kimi aylarca ev kiralamak zorunda kalıyor, kimi hastane köşelerinde, otel odalarında perişan oluyor. Tedavi için yollara düşen o hastaların çektiği yol çilesini, dökülen gözyaşlarını, ekonomik olarak nasıl tükendiklerini bizzat yerinde gördüm, yaşadım.
Erdemir’in Bu Şehre Vefa Borcu Var
Karadeniz Ereğli, yarım asırdır Türkiye’nin ağır sanayi yükünü omuzlarında taşıyor. bacasından çıkan dumanla, yoğun sanayi faaliyetiyle bu kentin havasını, suyunu, doğasını ve insan sağlığını etkileyen Erdemir’in ve çatı kuruluşu OYAK’ın bu şehre karşı büyük bir vefa borcu var. Daha önce de tartıştığımız pek çok konuyu bir kenara bırakalım; çevre hassasiyetini, endüstri bölgesi tartışmalarını bir tarafa koyalım. Konu insan hayatı olduğunda gerisi teferruattır.
Murat Sesli’nin de belirttiği gibi; "Onkoloji hastanesi olmazsa olmazımız olmalıdır." Bu kentin çocukları, insanları zehirlenirken, kanser vakaları bu kadar artmışken, buradaki kazancın bir kısmının bu şehrin en hayati ihtiyacına dönüştürülmesi bir lütuf değil, tarihi bir zorunluluktur.
Bu kentin insanı daha ne kadar çile çekecek? Kanserle mücadele eden bir insan, bir de tedavi için başka şehirlere taşınma çilesini neden omuzlamak zorunda kalsın?
LÖSEV Temsilcisi Tarkan Atik’in gayretleri, toplumun bu konudaki duyarlılığı ve farkındalık yürüyüşlerindeki o muazzam kalabalık gösteriyor ki halkımız duyarlı ve kararlı. Şimdi sıra, bu şehirden kazanıp bu kentin potansiyelini kullananların elini taşın altına koymasındadır. Ereğli’nin geleceği, sağlıklı nesillerin bu topraklarda yaşayabilmesi için Erdemir yönetimi bu çağrıya kulak vermelidir. Çünkü insan hayatından daha değerli hiçbir kazanç yoktur.




