
akcakesemedyatv@gmail.com
Sorgulanması Gereken Kimler?
23 Mart 2026 00:23:02
Sakıncalı Piyade
Kıymetli meslektaşım, ağabeyim gazeteci Hüseyin Orhan’ın, pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı dikkatimi celb etti.
“Siz Bu Şekilde mi İktidar Olacaksınız?” sorusuyla Karadeniz Ereğli’nin cengaver ve vatansever CHP’lilerine yüklenen Orhan özetle neler demişti:
“CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, Kdz. Ereğli’nin Hasbeyler Köyü’nü ziyaret etti. Ziyaretin haberi, danışmanı aracılığıyla ilçe örgütünün WhatsApp grubundan basına servis edildi. Ancak servis edilen o fotoğraflara dikkatli baktığınızda, ortada siyasi bir nezaketsizlik mi yoksa derin bir çatlak mı olduğu sorusu tokat gibi çarpıyor yüzünüze.
Fotoğraftaki asıl eksik ne mi?
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini temsil eden İlçe Başkanı yok, yönetim kurulu üyeleri yok, örgütün tek bir neferi yok!
Vekil Ertuğrul’un yanında kim mi var? Sıkı durun: Şu anda mevcut ilçe örgütü tarafından ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmiş olan eski ilçe başkanı ve İl Genel Meclisi üyesi Kenan Gündoğdu...
Şimdi sormak gerek:
Bu ziyaretten ilçenin haberi var mıydı?
Eğer haberleri varsa ve katılmadılarsa, Sayın Ertuğrul bu kopukluğun gereğini yapacak mıdır?
Yok eğer Milletvekili Ertuğrul, ilçe örgütüne haber vermeden, partililerin istemediği bir isimle kol kola geziyorsa; İl, ilçe ve Genel Merkez bu duruma ne diyecektir?
Fotoğrafın Söylediği: Güç Değil, Dağınıklık
Bayram boyunca köy köy, ev ev gezen, sahayı bir an olsun boş bırakmayan mevcut ilçe yönetiminin böylesine önemli bir ziyarete —eğer davet edildilerse— katılmaması siyasetin olağan akışına aykırıdır. Bu tablo, CHP’nin iktidar iddiasına yakışan bir "birlik" karesi değil, aksine yereldeki çekişmelerin genel siyaseti nasıl gölgelediğinin ibretlik bir vesikasıdır.
Siyaset bir ekip işidir. Bir milletvekili, seçildiği bölgenin örgütünü yok sayarak veya örgütle kan davalı isimleri "resmi partner" kabul ederek yol alamaz. Bu yolun sonu iktidara değil, sadece iç çekişmelere çıkar.”
***
Ben, zaman zaman, kıymetli üstadımın yaptığı benzer paylaşımlardan sonra kendisini arar, dertleşir, kendisiyle fikir alışverişi yaparım.
Bayram telaşıdır; bu kez buradan yapayım fikir tartışmasını…
***
Birincisi…
Sevgili üstad, nefer olarak tabir ettiği CHP yöneticilerinin, daha kısa bir süre önce, bu partinin ve dahi örgütün iki seçilmişi olan İl Genel Meclis Üyeleri Hayrettin Kartal ve Faik Marankoz’u, kendilerini örgütün Whatsapp grubundan bile çıkaracak kadar dışladığından bihaber.
Acaba sevgili üstad, İlçe Örgütü yönetiminin, bugüne kadar hiçbir etkinliğinde bu iki seçilmişin neden fotoğraf karelerinde yer almadığını sorgulamış mıdır, dersiniz?
Birilerinin kankası, birilerinin panpişi olan Kenan Gündoğdu’nun yanında Hayrettin de kimmiş, Faik de kimmiş, diye içten içe kıs kıs gülenleri de fark etmemiş olabilir mi acaba?
***
Hüseyin ağabeyin ilk sorularından biri ne?
Hasbeyler’e gidileceğinden örgütün haberi yok muydu?
Baba, benim bile haberim var; örgüt dediğin bu kadar uyuyor olamaz, değil mi?
Ama mesele var; evet.
Hasbeyler programı yapıldığında der ki Eylem Vekil; “İl genel meclis üyelerinin tamamı da gelsin.”
Vekilin yüzüne karşı; “Aaaa, olmaaaaz!”, diyebilen çıkmış mıdır acaba?
Sıkar!
Ama ilçe başkanı da dahil kimse gitmemiş işte Hasbeyler’e vekil ile birlikte.
Bunların gözünde Hayrettin ve Faik ağabeyler mi çok büyük yoksa Vekil mi çok küçük; buna cevap bulmak lazım.
***
Şöyle diyor bir paragrafta Hüseyin üstad: “CHP’nin kurumsal kimliğini temsil eden ilçe başkanı…”
Allah Allah!
Bugüne kadarki görev süresinde sanki Neriman Abla’yı temsil ediyor gibi gelmişti bana da… Çok garipsedim bu cümleyi.
CHP’nin kurumsal kimliğinin, Ali Kocamanoğlu’nu küçük düşürmek amacıyla yazılan yazılarda akıllara gelmesi…
Dudağım uçuklamadan yine de maşallah diyeyim.
***
Vekilin örgütü yok saymasına ve örgütle kan davalı(!) oldukları iddia edilen isimlere gelince…
Bu ifadeleri üzüntü verici buldum.
Olmamış.
Eylem Hoca, örgütten gelen bir adam; örgütü yok saymasını akıllara getirmek, CHP’yi hiç bilmemek anlamına gelir.
Bunu Kenan ağabeyleri iddia etse, anlarım. O örgütün üstünde görür bazen kendini. Ona yakışır da… Hüseyin Orhan’a gitmemiş.
Örgütle kan davalı olanlara gelince…
Kim onlar…?
Burada da hedef şaşmış sanki!
Örgütü belediye işçilerinin alın terine(!) emanet edenler mi dost oldu şimdi?
Yani belediyenin gücüyle ve Neriman abla faktörüyle seçim kazanan bizden, kaybedenler kan davalı…
O sonradan bizden olanların kaç tanesi delege seçimleri ve genel kurul bittikten ve görevlerini(!) yaptıktan sonra parti örgüt binasına gittiler acaba?
Hüseyin ağabey...?
***
Son itirazım…
“Partililerin istemediği bir isim” ne anlama geliyor?
Buna kim veya kimler karar veriyor?
Ali Kocamanoğlu’dur kastedilen, değil mi?
İstenmeyen adam Ali!
Bu mudur?
Hadi diyelim ki budur!
Yahu istenmeyen Ali’nin etrafındaki partililer, senin örgüt yönetimi dediğin isimlerin yanındakilerden daha kalabalık.
Ayrıca; eski bir ilçe başkanının, milletvekili ile köy köy dolaşmasından rahatsız olacak tek bir CHP’li varsa eğer çıksın bir adım öne!
Haydi baba!
Bekliyorum!
Biri desin ki; “Ben bundan rahatsızım!”
Yahu o zaman bu CHP’lilerin görevlerinden el çektirilmiş belediye başkanlarının yanlarında ne işleri var hapishane hapishane dolaşıyorlar?
Bunlar manyak mı miting miting diye yırtınıp eskisiyle yenisiyle her CHP’liyle kucaklaşıp eylem yapıyorlar?
İlçe başkanlığını kaybetti diye Ali’yi yok edelim?
Edelim!
Ama asıl sadede gelelim; Ali’yi Posbıyık’a karşı dik durdu diye yok etmek istiyorsanız da edelim. Ben varım.
İyi de… Ali’yi yenmek için üç kuruşluk bir seçim uğruna karakterini satanları, defedin çapsızların karakterini, örgütün şerefini satanları ne edelim?
Eylem Vekil Ali ile köye mi gitmiş?
Aman ne günah!
Tu senin kalıbına(!) Eylem hoca!
***
Tövbe estağfurullah tövbe tövbe.
Bayram bitti derken bayramlık ağzımı açtıracaksınız bana!
Asıl şunu yazın şunu: Sorgulanacak olan, hiçbir resmî görevi olmasa da partisi için çalışmaya devam eden, köylere bile vekilinin peşinde giden bir partili değil; vekilin bir isteğini bile kıskançlık, kin ve nispet duygularına yem edecek kadar arsızlaşan ve ne oldum delisi olanlardır.
Aksini düşünenle sabaha kadar tartışmaya hazırım.
Ben buradayım.




