
akcakesemedyatv@gmail.com
CHP’deki "Şahsım" Siyaseti!
05 Nisan 2026 17:53:13
Sakıncalı Piyade
Siyaset, kurumsal ahlakın ve disiplinin sınavıdır.
Zonguldak İl Genel Meclisi’nde 2024 yerel seçimlerinin ardından oluşan 16’ya 16’lık o hassas denge, aslında CHP için tarihi bir fırsattı. Ancak görünen o ki, CHP kendi içindeki "truva atlarını" ve kişisel hırsları aşmakta bir hayli zorlanıyor.
Sakatlanan İrade
Süreci hatırlayalım...
2024’te il genel meclis başkanı seçilecek. CHP kanadında Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz’dan Milletvekili Eylem Ertuğrul’a, İl Başkanı Devrim Dural’dan meclis üyelerine kadar koca bir yapı, Hayrettin Kartal isminde mutabık kalmış. Ama bir ses yükseliyor: "Hayrettin Kartal’ı aday gösterirseniz ben oy vermem!"
Bu sesin sahibi Karadeniz Ereğli’yi temsil eden İl Genel Meclis Üyesi Kenan Gündoğdu. Öyle bir direnç ki, Milletvekili Ertuğrul haklı olarak soruyor: "Sen bizi tehdit mi ediyorsun?"
Ve maalesef o gün bu "aba altından sopa gösterme" siyaseti sonuç verdi; süreç daha yolun başında sakatlandı, aday değiştirildi ve neticede CHP’li bir üyenin saf değiştirmesiyle koltuk 17’ye 15 AK Parti’ye hediye edildi.
Tarih Tekerrürden mi İbaret?
Aradan iki yıl geçti. 1 Nisan 2026’da ikinci dönem seçimleri geldi çattı. Bakıyoruz ki sahnede yine aynı isim, yine aynı replikler! Kenan Gündoğdu’nun yine kulisler yaptığı, yine "istifa" kartını masaya sürdüğü iddiaları havada uçuşuyor. Aynı ismin, partili bir başka il genel meclis üyesiyle konuşurken; “Hayrettin Kartal İl Genel Meclis Başkan Adayımız olarak gösterilirse ben asla oy vermem. Buna rağmen Kartal yine de başkan seçilirse partiden istifa ederim…”
Deniz Yavuzyılmaz’ın, partisinin il genel meclis üyeleriyle yaptığı toplantıda kurduğu bir cümle ise aslında her şeyi özetliyordu: "Hayrettin Kartal’a geçtiğimiz dönemden başkan adaylığı sözümüz var."
Bu söz, sadece bir kişiye verilen söz değildir; bu söz, bir önceki dönem çiğnenen kurumsal iradeyi iade-i itibar ile ayağa kaldırma çabasıdır. Nitekim kura yöntemiyle de olsa adalet yerini buldu ve Kartal adaylaştı.
Ancak...
Bu seçim sürecinde de, aynı ismin (Kenan Gündoğdu’nun) CHP’li bazı il genel meclis üyeleriyle görüşmeler yaptığı, benzer şekilde adaylık üzerinden baskı oluşturduğu ve istifa söylemlerini tekrar gündeme getirdiği yönünde iddialar kamuoyunda konuşulmaya başlandı.
Bu iddialara Gündoğdu tek bir gün bile cevap vermedi; iddiaları yalanlamadı.
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar bizi ilgilendirmez. Bunu da anekdot olarak vereyim.
Mesele Kartal Değil, "Ortak Akıl" Meselesidir
Şimdi oturup sormak lazım: Bu tabloda parti içindeki ortak karara saygısızlık gösteren düşüncenin hiç mi suçu yok? Asıl suçlu, seçmenin CHP’ye emanet ettiği iradeyi, kendi kişisel ajandası ve inadı uğruna gasp etmeye kalkan anlayış değil midir?
Bir siyasi partinin temel gücü, bireysel çıkarlar değil, kurumsal dayanışmadır. Eğer bir meclis üyesi, partinin genel merkez ve yerel yönetim düzeyindeki tüm kurmaylarının mutabakatını "ihanetle" delmeye kalkıyorsa, orada sadece bir disiplin sorunu değil, bir temsil krizi var demektir.
Siyaset Kapris Kaldırmaz!
Yaşanan bu "kaotik" süreçler halının altına süpürüldükçe, benzer krizlerin gelecekte hortlaması kaçınılmazdır. CHP, Zonguldak halkı nezdindeki güvenini tazelemek istiyorsa, kişisel hesapların toplumsal sorumluluğun önüne geçmesine artık izin vermemelidir.
Yeni siyaset anlayışında "ben yoksam parti de yok" diyenlere yer olmamalı. Çünkü siyaset; mazeret üretme veya tehdit etme alanı değil, halkın iradesine sahip çıkma makamıdır.
***
Bakalım CHP, bu "şahsım" siyasetine karşı kurumsal disiplinini ne kadar koruyabilecek?




